İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Avukat İsmail Hakkı Atal’dan taş ocağı ve maden projesine tepki: “Köylü ayağa kalkarsa davalar kazanılır”

Avukat İsmail Hakkı Atal, Tokat’ın Çamdibi, Gümüşalan, Pınarbeyli ve Doğanyurt köylerini etkilediği belirtilen taş ocağı ve maden projelerine karşı açıklama yaptı. Atal, çevre mücadelesinde köylülerin katılımının belirleyici olduğunu savunarak, “Tek başına dava açmak bir şey ifade etmiyor. Köylü ayağa kalktığı zaman davalar kazanılıyor” dedi.

Avukat İsmail Hakkı Atal, Tokat’ta Çamdibi, Gümüşalan, Pınarbeyli ve Doğanyurt köylerini etkilediği belirtilen taş ocağı ve maden projelerine ilişkin açıklama yaptı. Atal, proje sahasında yaptığı konuşmada, taş ocaklarının çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, yurttaşları hukuki süreçlere katılmaya çağırdı.

Doğanyurt köyünde faaliyet gösteren taş ocağının köylüler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını öne süren Atal, bölgede yaşayanların “zehirlendiğini” savundu. Şirketlerin çevresel etkiler konusunda verdiği güvencelerin sahadaki deneyimlerle örtüşmediğini ifade eden Atal, “İnsanlar, köylümüz zehirleniyor, vatanımız zehirleniyor” dedi.

“Köylü duruşmaya ve keşfe katılırsa dava kazanılıyor”

Çevre davalarında yurttaşların katılımının önemine vurgu yapan Atal, yalnızca avukatlar, dernekler ya da muhtarlıklar üzerinden açılan davaların yeterli olmadığını belirtti. Atal, “Tek başına dava açmak hiçbir şey ifade etmiyor. Davayı köylü ayağa kalktığı, duruşmaya geldiği, keşfe katıldığı zaman kazanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Maden ve taş ocağı işletmelerinin siyasi bağlantılar üzerinden izin süreçlerini yürüttüğünü öne süren Atal, köylülerin itirazlarının siyasi sonuç doğuracağı düşüncesi oluştuğunda idari süreçlerde geri adım atılabildiğini savundu.

“Taş ocakları ve madenler kamunun elinde olmalı”

Taş ocakları ve madenlerin özel şirketler yerine kamu eliyle işletilmesi gerektiğini savunan Atal, mevcut sistemde şirketlerin maliyet hesabı doğrultusunda yerleşim yerlerine yakın bölgeleri tercih ettiğini ileri sürdü. Atal, özel şirketlerin faaliyetlerinin çevresel ve toplumsal maliyetleri göz ardı ettiğini iddia etti.

İklim krizi ve dini referanslarla çağrı

Konuşmasında iklim krizine de değinen Atal, sel, kuraklık ve don olaylarının çevresel tahribatla ilişkili olduğunu savundu. Rum Suresi’nin 41’inci ayetine atıfta bulunan Atal, doğaya yönelik müdahalelerin sonuçlarına ilişkin dini referanslar üzerinden değerlendirmede bulundu.

Atal, konuşmasını yurttaşları hukuki mücadeleye katılmaya çağırarak tamamladı. Tokat İdare Mahkemesi önünde görülecek duruşmaya katılım çağrısı yapan Atal, çevre mücadelesinin ancak halkın örgütlü katılımıyla sonuç alabileceğini söyledi.

Tokat’ta köylü kadından taş ocağı tepkisi: “Evlerimiz yerinden oynuyor, köyümüzde taş ocağı istemiyoruz”

Açıklamada konuşan bir köylü kadın, taş ocağı faaliyetlerinin hem sağlıklarını hem de geçim kaynaklarını olumsuz etkilediğini belirterek projeye tepki gösterdi.

Taş ocağına yakın bölgede bağı ve bahçesi bulunduğunu söyleyen köylü kadın, bölgede yoğun şekilde maruz kaldıkları toz nedeniyle sağlık sorunları yaşadığını ifade etti. Elleri, yüzü ve gözlerinde rahatsızlık oluştuğunu belirten köylü, bu sorunların taş ocağı faaliyetlerinden sonra başladığını öne sürdü.

Köylü kadın, taş ocağının altında bulunan yaklaşık 15 dönümlük bağlarından da verim alamadıklarını belirterek, üzüm ve yaprak üretiminin olumsuz etkilendiğini söyledi. Ürünlerinin pazarlanmasında da sorun yaşadıklarını ifade eden köylü, “Bizim kazancımız orası. Emeğimiz orada ama istediğimizi yapamıyoruz” diye konuştu.

“Patlamalar evleri yerinden oynatıyor”

Taş ocağına en yakın evlerden birinde yaşadığını belirten başka bir köylü kadın ise ocakta yapılan patlamaların yaşamlarını doğrudan etkilediğini anlattı. Patlamalar nedeniyle evlerin sarsıldığını söyleyen köylü, “Oranın patlaması bizim evleri yerinden oynatıyor. ‘Çat çat, pat pat’ sesleri oluyor. Ben onu dinlemek zorunda değilim” ifadelerini kullandı.

Köyde siyasi ayrım gözetilmeksizin ortak bir tepki bulunduğunu vurgulayan köylü kadın, “Bu işlerde parti aranmaz. Biz köyümüzde taş ocağı istemiyoruz. Kesinlikle istemiyoruz. Ben rahat uyku uyumak istiyorum. Benim köyümün hakkını kimse elinden alamaz” dedi.

Köylüler, Tokat İdare Mahkemesi’nde görülecek davaya katılım çağrısı da yaparak, yurttaşlardan destek istedi. Açıklamada sık sık “Köyümüzde taş ocağı istemiyoruz” sloganı dile getirildi.

Mission News Theme by Compete Themes.