İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İstanbul’da HDK operasyonu protestosu: Barış görüşmeleriyle bu manzara aynı karede olamaz

İstanbul’da ev baskınlarıyla 50’den fazla kişi gözaltına alınması İstanbul’da protesto edildi. HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, gözaltılara tepki gösterek “Barış görüşmeleriyle bu manzara aynı karede olamaz, karar vermeniz lazım. Türkiye’nin tamamı toplumsal barışın muhatabıdır. ” dedi.

 İstanbul’da ev baskınlarıyla aralarında EMEP, SYKP, HDK, ESP, DBP, Yeşil Sol Parti üyeleri ile gazetecilerin ve sanatçıların da bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.

İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, İstanbul Kadıköy’de bulunan İskele Meydanı’nda gözaltıları protesto etmek için basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüleri Meral Danış Beştaş ve Ali Kenanoğlu ile çok sayıda siyasi parti, kurum, kuruluş, platform temsilcisi katıldı.

“Van’a kayyım atanması hepsi bütün muhalefetedir”

İlk olarak konuşan HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, iktidarın devrilmeden önceki son aşamasında olduğunu belirtti. HDK’ye yönelik dosyada gizlilik kararı olduğunu ifade eden Meral Danış Beştaş, her kesimden gözaltıların olduğunu söyledi. Meral Danış Beştaş, “Savcı açıklamasında ‘HDK’ye yönelik operasyon’ demiş. Milyonlarca bileşeni olan kadınların, çocukların herkesin olduğu bir platform olarak çalışıyoruz. Onlar muhalefeti bitiririz diye düşünüyorlar. Bugün kendi haklarını savunan herkes iktidarın yargısının hedefinde. Bir gün Gezi diyorlar, on yıl geriye giderek dosyayı güncelleştirmeye çalışıyorlar. Belediye başkanı, parti genel başkanı olabilirsiniz, emekçi ya da sendika başkanı olabilirsiniz eğer iktidarın yanında değilseniz, bu operasyonların hedef olabilirsiniz. Çıldırmışçasına bütün tuşlara basıyorlar. Her gün yeni bir hukuksuzlukla karşı karşıya kalıyoruz. Onlar ayrı ayrı saldırırsak muhalefeti zayıflatabiliriz sanıyorlar. Bu operasyon bütün muhalefetedir, Mehmet Özmen’in tutuklanması, Van’a kayyım atanması hepsi bütün muhalefetedir. Onlar bekasını düşünüyorlar. Biz hepimiz biriz ve kazanacağız” ifadelerini kullandı.

“Er ya da geç mücadelemiz galip gelecek”

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, iktidarın demokrasi, barış, eşitlik, işçi sınıfının insanca yaşamasını istemediğini belirterek, “İktidar barış yerine savaşı kürükleyen, hukuksuzluğu derinleştiren politikasını şiddetli şekilde sürdürüyor. Antep’te işçilerin insanca yaşama talebi karşısında vali, tekstil sahipleri AKP vekillerle kol kola girerek yasakladılar. Ama Antep işçi sınıfı bu yasağın sökmediğini onlara gösterdi. Van’da yüzde 55 oyla seçilen belediye başkanlarını görevden almaları takmadılar. Dün geceki operasyonda tüm toplumdan kesimlere, barış isteyenlere çekilen bir operasyondur. Erdoğan şunu bilecek, bu ülkede bizler olduğumuz sürece ona bu ülkede rahat olmayacak. Er ya da geç mücadelemiz galip gelecek” dedi.

Ardından basın metnini okuyan Hazan İlik, Van’a kayyım atandığını, HDK’ye yönelik bugün operasyon yapıldığını ve Antep’te BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklandığını anımsatarak, “Bu yüzden Kürt ve Türk halkının eşitlik, barış, özgürlük ve demokrasi mücadelesi birdir. Seçme ve seçilme hakkının gasp edilmesi ve sokak röportajlarında konuşan yurttaşlardan, haber yapan gazetecilere, siyasi parti temsilcilerinden sendika başkanlarına uzanan gözaltı furyası, tek adam yönetiminin ağırlaşan yaşam koşullarına, yoksulluğa karşı biriken öfkeyi tıpkı Başpınar’da yapmaya çalıştığı gibi tüm Türkiye’de sindirmeye; dizginsiz sömürüyü, sessizce kölece çalışmayı mümkün kılabilmek için elinde tuttuğu tüm baskı aygıtlarını sınırsızca kullanmanın sonuçlarıdır. Her biri birbirinden farklı türlü suçlar öne sürülerek uydurma terör kılıfının ardında boğulmak istenen, işçi ve emekçilerin insanca bir yaşam talebidir” diye konuştu.

Hazan İlik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önümüzde iki Türkiye gerçeği duruyor: Biri grev yasaklarıyla, gözaltılarla, kumpas operasyonlarıyla gerici ve faşist bir rejimin hüküm sürdüğü, baskı ve sömürü politikalarının amansız biçimde hayata geçirildiği bir Türkiye. Diğeri ise emeğine, alın terine demokratik hak ve özgürlüklere sahip çıkan; ezilen, sömürülen halk kitlelerinin Türkiye’si. Tüm bu baskı ve saldırılar karşısında bugünden birleşmek, yarının Türkiye’sinin hangisi olacağını belirleyecek. Türkiye tarihi, benzer türden baskı ve saldırı dönemleri ve onun karşısında bir araya gelen ezilen ve sömürülen halk kesimlerinin mücadelesiyle doludur. Bugün de bu baskı ve saldırıları püskürtecek olan, işçi ve emekçilerin vereceği demokratik bir Türkiye mücadelesidir.” (MA)

Mission News Theme by Compete Themes.