İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

NATO Zirvesi tutuklamaları: Somut delil yerine “istihbari bilgi” gerekçe gösterildi; 12 Eylül’ü hatırlatan bir uygulama!

NATO Zirvesi öncesi operasyonlarda aralarında TEMA Ankara İl Temsilcisi Nevzat Özer’in de bulunduğu gönüllüler dahil 178 kişi tutuklandı. Tutuklamalarda gerekçe olarak somut delil yerine “istihbari bilginin” gerekçe gösterilmesi dikkat çekti. Gönüllülerin avukatlarından Cemal Emir“1980 yılında hukukun askıya alındığı 12 Eylül cunta döneminde, istihbarat bilgisi ile insanlar tutuklanmıştır. Yaş ortalaması 60’ın üzerinde olan bir kısım insanlar ve avukatları; o korkunç günleri hatırlatan bir uygulama ile karşı karşıya kalmıştır” dedi.

NATO Zirvesi öncesi gözaltına alınan 225 kişiden dün aralarında Doç. Dr. Emel Memiş, gazeteci Yıldız Tar, TEMA Vakfı Ankara TemsilcisiNevzat Özer, TEMA gönüllüleri ve ÇHD avukatları Semra Demir ile Kürşat Bafra’nın da bulunduğu toplam 103 kişi tutuklanmış, 26 kişi ev hapsi koşuluyla, 6 kişi ise savcılık sorgusunun ardından serbest bırakılmıştı. Dün de zirve öncesi gözaltına alınan herkesin işlemleri sona erdi. Başsavcılık, gözaltı kararlarının “terör örgütlerinin ülke genelinde faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında” yapıldığını, toplamda 178 kişinin tutuklandığını bildirdi.  Tutuklanmalarda gerekçe olarak somut delil yerine istihbari bilgi gösterilmesi de dikkat çekti. 

Cumhuriyet’in haberine göre; Özer’in ve TEMA gönüllülerinin avukatlarından Cemal Erim, “Bir kişiyi somut delil olmaksızın, yalnızca istihbari bilgiye dayanarak tutuklamak; anayasaya, Ceza Muhakemesi Kanunu’na ve evrensel hukuk ilkelerine açıkça aykırıdır. Tutuklama bir cezalandırma aracı değil; ancak kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin varlığı halinde başvurulabilecek istisnai bir koruma tedbiridir. İstihbari bilgiler soruşturmaya yön verebilir; ancak mahkûmiyetin ve tutuklamanın dayanağı olamaz. Aksi uygulamalar kişi özgürlüğünü ortadan kaldırır, masumiyet karinesini ihlal eder ve yargıya olan güveni ağır biçimde sarsar” dedi. 

“Ülkemizde 1980 yılında hukukun askıya alındığı 12 Eylül cunta döneminde, istihbarat bilgisi ile insanlar tutuklanmıştır” diyen Emir, “36 yıllık bir hukukçu olarak üzülerek söylüyorum ki; önceki gün yaş ortalaması 60’ın üzerinde olan bir kısım insanlar ve avukatları; o korkunç günleri hatırlatan bir uygulama ile karşı karşıya kalmıştır. Yukarıda yaşanan olayın münferit bir olay olması düşüncesi ile yargı makamlarını, hukukun emredici hükümlerine uymaya; keyfî uygulamalardan kaçınmaya ve temel hak ile özgürlükleri korumaya davet ediyorum. Hukukun üstünlüğü varsayımlar ile değil, somut delillerle sağlanır. Adaletin olmadığı yerde ne hukuk güvenliği ne de toplumsal barış kalır” ifadelerini kullandı.

Mission News Theme by Compete Themes.