Türkiye İşçi Partisi, Suriye’deki geçici hükümetin lideri Colani ve HTŞ’nin Alevilere yönelik katliamına tepki göstererek “Yoğunlaşan çatışma ortamında öncelikle Arap Alevilerin içinde bulunduğu tehlikeye dikkat çekiyor ve uluslararası kamuoyunu ses vermeye çağırıyoruz: Suriye’de Alevi toplumu “Eski Rejim”e yönelik operasyon bahanesi ile dışlanamaz, cezalandırılamaz” açıklamasını yaptı.
Suriye’de Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütünün Esad yönetimini devirerek Şam ve diğer kentlerde hakimiyet kurmasının ardından Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Alevilerin yoğun olarak yaşadığı kıyı bölgelerinde başlayan ve ardından daha geniş bir bölgeye yayılan çatışmalarda 300’ün üzerinde Alevi sivilin Şam’a bağlı güçlerce öldürüldüğünü kaydetti.

Duruma tepki gösteren TİP, açıklama yayımladı. Açıklama şöyle:
“Colani liderliğindeki HTŞ yeni bir anayasa yazımını 3 yıl, seçimleri 4 yıl erteleyip dışlayıcı bir siyasi merkez inşa ederek diktatörlüğünü ilan etti. Suriye’de demokratik bir yeni dönem beklentisi içindeki tüm kesimler ardı ardına buna karşı seslerini yükseltiyor. Kürtler, Dürziler ve en son olarak doğrudan katliamla yüz yüze kalan Alevi bölgelerinden itirazlar, hatta isyan sesleri yükseliyor. HTŞ ve onu destekleyenler Alevi bölgelerindeki sivil ve şimdi kısmen askeri boyuta sıçramış olan itiraza yönelik askeri operasyonlarını “eski rejimin kalıntılarına dönük operasyon” olarak aktarıyor olsa da bölgeden gelen son derece açık ve net görüntüler, Alevi sivillerin HTŞ ve müttefiklerinin fetvalarında saklama gereği duymadıkları bir katliamın hedefi haline getirildiklerini gösteriyor. Yoğunlaşan çatışma ortamında öncelikle Arap Alevilerin içinde bulunduğu tehlikeye dikkat çekiyor ve uluslararası kamuoyunu ses vermeye çağırıyoruz: Suriye’de Alevi toplumu “Eski Rejim”e yönelik operasyon bahanesi ile dışlanamaz, cezalandırılamaz. Mezhepçi şiddet faillerinin teşhir edilmesi, Suriye’de demokratik haklarını savunmada ısrar eden topluluklar ve demokratik kamuoyu için önemli destek olacaktır. İnsan haklarına dayanan, yurttaşlık hukukunun egemen olduğu bir Suriye, Ortadoğu ve Türkiye için önemlidir. Uluslararası toplumu yeni diktatörlüğün mezhepçi şiddetine karşı ses vermeye, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ise bütün bunlar hiç yaşanmıyor gibi davranmaya son vermeye, Şam’daki yeni diktatörlüğe destek vermekten uzak durmaya çağırıyoruz. Emperyalizmin deney sahası haline getirdiği Suriye’de laik, demokratik ve çoğulcu bir yapının ortaya çıkabilmesi için yeni rejimin diktatörlüğüne ve mezhepçi şiddetine karşı başta Türkiye halkı olmak üzere uluslararası kamuoyunun vereceği ses her zamankinden önemlidir ve acildir. Katliamcı çetelere karşı özgür, eşit ve laik bir Suriye için mücadele edenlerle dayanışmaya çağırıyoruz.”









