Tokat Şehitler köyü ve Serkiz Yaylası’nda Emsa Madencilik’in çalışmalarına karşı valilik önünde eylem yapan Tokatlılar, “Toprağımızı kimseye vermeyiz” diyerek, madeni protesto etti.
Tokat merkeze bağlı Şehitler ve çevre köylerini kapsayan alan ile Serkiz Yaylası ve çevresinde yapılmak istenen maden arama ve sondaj çalışmalarına karşı halk Tokat Valiliği önünde eylem gerçekleştirdi. Tokat’ın öncü STK’ların ortaklaşa organize ettiği etkinlik için İstanbul Sarıgazi’de bulunan TOKDEF önünde bir araya gelindi. Yüzlerce Tokat’lı TOKDEF önündeki araçlarla İstanbul’dan Tokat’a yola çıktı. “Toprağımızı kimseye vermeyiz” diyen Tokatlılar, Tokat Valiliği önünde bir açıklama yaptı.
“Bu zengin ve köklü topraklar maden tehdidi altında”
Yüzlerce insanın katıldığı basın açıklamasına Şehitler Köyü Dernek Başkanı Halil Bakan okudu. Bakan, Tokat’ın tarih boyunca önemli bir ticaret ve kültür merkezi olduğunu vurgulayarak, ilin verimli toprakları ve zengin yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının maden tehdidi altında olduğunu belirtti. Bakan, şu ifadelere yer verdi:
“Ne yazık ki bu zengin ve köklü topraklar ile bölgemizin sahip olduğu zengin yeraltı ve yerüstü su kaynakları bir süredir maden tehdidi altındadır. Tokat ve çevresinde toplam 937 adet 4. Grup maden ruhsatı bulunmaktadır. Tokat ili ve çevresinin yüzde 46’sı madenlere ruhsatlanmıştır. Bu ruhsat alanları, ormanlarımızın yüzde 44’ünü,bereketli tarım alanlarımızın yüzde 27’sini, hayvancılığımızın can damarı meralarımızın yüzde 56’sını kapsamaktadır. Bu güzelim alanlar maalesef madene ruhsatlandırılmıştır.”
“Direneceğiz ve kazanacağız”
Çevre İl Müdürlüğüne başvurarak firmanın yaptığı sondajlı ön aramadan da ÇED Raporu istenmesini talep ettiklerini ekledi. Bakan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Bizler, köy muhtarlıkları, köy dernekleri, sivil toplum kuruluşları, çevre dernekleri, siyasi partiler,çevre mühendisleri, odalar ve hukukçuların bileşeni olan Yaylacık Doğa Platformu olarak, tüm yurttaşlarımızı, özelinde tüm Tokatlı hemşerilerimizi duyarlı olmaya, toprağına, suyuna, ormanına kısaca yaşamına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Köylerimiz, topraklarımız, akarsularımız, ormanlarımız, tarım alanlarımız, hayvanlarımız, biyoçeşitliliğimiz bu talancı maden şirketlerinden kurtarılıncaya kadar mücadele sözü veriyoruz. Kurdun kuşun hakkı için, insanımızın aşı için, çocuklarımızın yarınları için direneceğiz ve kazanacağız!”
Sesim TV’ye de konuşan Bakan, “32 muhtarlığımız ile temas halindeyiz, süreci birlikte yürütmek istiyoruz.” dedi. TEMA Vakfı Tokat Şube Başkanı Oğuzhan Aydın ise “Son 20 yılda 23 kere değişen bir maden yasası var. Her değişimde de madenci lehine değişti. Şu anki maden yasası ‘sen madeni çıkart nerede hangi yöntemle çıkartırsan çıkart’ diyor. Firma burada ön arama yapıyor. Ön aramada Çevre Bakanlığı ÇED raporu istemiyor. Biz ön aramaya da ÇED raporu istiyoruz diyerek başvurduk. Çevre İl Müdürlüklerine lütfen ÇED raporu istiyoruz diyerek dilekçe verin. Biz buradaki toprağı toprağını kaderine terk etmeyeceğiz.” dedi.
“Toprağın üstü altından değerlidir”
CHP Tokat İl Başkanı Çağdaş Kurtgöz de “Toprağın üstü altından değerlidir. Bu kapsamda her zaman vatandaşlarımızın yanında olduk ve olmaya da devam edeceğiz. Her zaman yanınızdayız” açıklamasını yaptı. Ardından CHP İstanbulİl Başkan Yardımcısı Murat Bakır, “Ülkenin dört bir yanında talan devam ediyor. Bu iktidardan önce tarımda kendi kendine yeten bir ülkeydik. Bu iktidar geldikten sonra ormanları, tarım alanları ve her yeri yağmalamaya başladılar. Nerede bir talan var biz de orada halkımızla direnişte olacağız” dedi.
Tüm Tok – DER Başkanı Hülya Gökçe de “Bu iktidar halktan alıyor sermayeye veriyor. Yaylaları, ormanları, sularımızı, fabrikalarımızı verdiler. Bu iktidar halkı, emekçiyi düşünmüyor. Yaylalarımızı, köylerimizi, topraklarımızı yalnızlaştırıyorlar. Terk edilen topraklar da bu sefer maden şirketlerine veriliyor. Biz dayanışmamızı büyütürsek burada bir şeyler başaracağımıza inanıyoruz. Dayanışma yaşatır.” diye konuştu. Tokat Dernekler Federasyon Genel Başkanı İlhami Özel ise “Bizlerin hep birlikte güçlü olmamız gerekiyor. Birlikteysek güçlüyüz. Buraya sahip çıkacağız.” ifadelerini kullandı.
“Kahrolsun maden”
Eyleme katılan yurttaşlar ise maden istemediklerini belirterek, “Bu halk burada olduğu sürece madene karşıyız, Sularımıza, ağaçlarımıza dokunmayın. Doğamızı vermeyiz. Toprağımızı kaybetmek istemiyoruz. Direne direne kazanacağız. Bizim köyümüzün geçimi orman ve hayvancılık. EMSA defolup gitsin. Kahrolsun maden” dediler.
“Atatürk Cumhuriyetinden intikam almak için maden kisvesi altında geldiler”
Burada açıklama yapan avukat İsmail Hakkı Atal, Türk bayrağını işaret ederek “Bu bayrağı emperyalizme, sömürgecilere karşı dünyanın en büyük zaferini kazanan dedelerimiz dikti. Şu anda emperyalizm ve yerli iş birlikçileri Türk halkından, Atatürk Cumhuriyetinden intikam almak için maden kisvesi altında geldiler” dedi. Atal, Erzincan İliç’te felaketlerle gündeme gelen yabancı ortaklı Anagold madenciliği ve Kütahya’daki Zenit madenciliği hatırlatıp “İkinci büyük emperyalizm işgalini madencilik perdesi altına saklıyorlar. AKP hükümeti 15 yılda 385 bin maden ruhsatı verdi. Yanlış duymadınız 385 bin!” diyerek tepki gösterdi.
“Şu anda madene karşı verilen bu mücadele bütün Türk halkını tek bir amaç altında birleştirecek bir mücadele” diyen Atal, şu ifadeleri kullandı:
“Bu mücadelenin iki yönü var. Bir; milliyetçilerin sahip çıkması gereken ikinci bir ulusal kurtuluş savaşı. İki; solcuların sahip çıkması gereken liberal, kapitalist, emperyalist, sömürgeci düzene karşı verilen anti-emperyalist ve anti-kapitalist mücadele. Biz bu birlik altında bu mücadeleyi kazanacağız!”
Atal, sözlerini Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır” sözleriyle noktaladı.
“









