Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya, belediyenin SGK borçları hakkında, “Bize 5.5 milyon TL borcunuz var dediler. Bizden taahhüt istediler. Biz nasıl verelim bunu? Bizden önce bu hatayı yapanların bedelini bugünküler mi ödesin. Belediyeler yasasının sil baştan değişmesi lazım. Bizim gelirimiz yok. Devletin görevi bizim gibi belediyelere araç temini yapması lazım ama başınızın çaresine bakın diyorsunuz. Halkın iradesinin seçtiği kişiye ipotek koymaya çalışıyorsunuz. Bırakın çalışsınlar, üretsinler.” dedi.
Dersim Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya, Sesim TV’ye gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
31 Mart yerel seçimlerine dair konuşan Kaya, “Ben Sol Parti’den aday oldum. Ben halka inanıyordum. Kimseye yaslanmadan kendi öz irademizle seçimleri kazandık. Ortada büyük paralar döndü. Ama ben ‘Dersim halkını kimse satın alamaz’ dedim. Öyle de oldu. Ben kazandım ama halkla kazandım.” dedi.
“Yeraltı ve yerüstü zenginliklerimizi talan etmeye çalışıyorlar”
İlçede sorunların oldukça biriktiğinin altını çizen Kaya, “Hozat yıllardır hep ötelenmiş bir bölge. Geliri olmayan bir bölge. Biz burada doğamıza ve kültürümüze sahip çıkmaya çalışıyoruz. Yeraltı ve yerüstü zenginliklerimizi talan etmeye çalışıyorlar. Halkımızla birlikte buna izin vermeyeceğiz. Çünkü orası bizim ve halka ait.” dedi. Kaya konuya dair şu bilgileri paylaştı:
“Hozat-Ovacık arası özellikle çok zengin maden yataklarına sahip. İliç’te yaşanan maden faciasının yatağı Hozat-Geyiksu’ya kadar geliyor. Şu an bu maden yatağının peşindeler. Bize ait olan zenginliklerimizi Kanada firmalarına peşkeş çekmek istiyorlar. Buna izin vermeyeceğiz.”
Munzur Festivali’ne değinen Kaya, “Tüm bileşenlerimizi çağırdık ve halkımızla birlikte yaptık. Sanatçı taleplerini aldık. Herkes ve her düşünce orada vardı. Demek ki sol-sosyalist ve devrimciler bir araya geldiklerinde birçok şeyi başarabilir. Sosyalistler her zaman bir arada olmalı. Hozat tarihinin en görkemli festivalini yaptık 2 gün boyunca. Ancak zor şartlar altında düzenledik çünkü OHAL’de dahi bariyer germeyenler festival boyunca bariyer koydular. Ama halkımız daha çok sahiplendi buna karşı.” dedi.
Hozat’ta yapacaklarına dair de konuşan Kaya şunları söyledi:
“Mahalle meclislerini kurduk. Bu meclisler demokrasinin temel taşıdır. Halkın içinde olduğu ve sorunlarına sahip çıktığı yerdir. Kadın meclislerini de oluşturmak istiyoruz çünkü kadınları aktif bir yaşam içine sokmak ve dört duvar içinden çıkmalarını istiyoruz. Kadınların olmadığı bir mücadele kazanamaz.
“Bizim sadece 76 model kamyonumuz, 80 model de traktörümüz var”
Bölgemizin sorunları çok gelirimiz yok. Yıllık gelirimiz sadece 3 milyon TL. Sırf işçi giderimiz 2 milyon TL’yi aşkın. Bugün kim gelirse gelsin, Mehmet Şimşek de buraya gelirse gelsin bu imkanlarla birşey yapma şansı yok. Biz çağrı yapıyoruz. Bizim sadece 76 model kamyonumuz, 80 model de traktörümüz var. Halkla birlikte bir düğün salonu yaptık. Hozat’ta biriken gübreleri halkımızın tarlalarına taşıdık.”
Organik tarım yaptıklarını ifade eden Kaya, “Burası bakir topraklar, ilaç kullanamayız. Burada hayvancılık, tarım ve arıcılık üç temel gelir kaynağı ancak suyumuz yok. Bizim üreticimiz fakir. Bölgemiz çok susuz olduğu için geçtiğimiz yıl ürün alınmadı. Bizim olmazsa olmazımız ise hayvancılık. Belli bölgeler yasak ne yazık ki güvenlik bölgesi ilan edildikleri için.
“Bize araçlar konusunda destek olunması lazım”
Gençlerimizin hepsi Kanada’ya gitti üretim olmadığı için. Hayvancılık için bu yüzden AB projeleri yapmamız lazım. Üretmeyen halklar gelişemez. Gıda gelecek yüzyılın en büyük sıkıntısı olacak. Bizim topraklarımız üretime çok uygun ama devlet desteklemiyor. Mazot çok pahalı. Kooperatifleşme çok önemli. Mandıra kurmak istedik ama şu anki gücümüzle kuramıyoruz ne yazık ki. Benzinimizi emekli bir vatandaşımız çekiyor düşünebiliyor musunuz? Bize araçlar konusunda destek olunması lazım.”
“Emekli, çiftçi ölüme mahkum edilmiş”
1 Eylül Dünya Barış Günü’ne dair de bir mesaj veren Kaya, “Her gün binlerce insanın öldüğü ve dünyanın sessiz kaldığı bir yerde bugünü sembolik buluyorum. Barış, savaşın olmadığı ve insanların insanca yaşadığı yerde olur. Silah tüccarları, dünya sermayesi, finans oligarşisi için ölen her insana onlara para yazıyor. Bunlar savaşla besleniyor. Bütün üretimleri ölüm üzerine. Savaşsız sömürüsüz bir ülke olmadığı sürece haktan, hukuktan, adaletten, barıştan bahsedemezsiniz. Emekli, çiftçi ölüme mahkum edilmiş. 12 bin 500 lira maaş alıyor. 22 yıldır bu ülkeyi yönetenlere sesleniyorum bu krizin sebebi siz misiniz, halk mı? Sizin yönettiğiniz ülkede açlık, yoksulluk varsa sebebi sizsiniz. Emeklinin yaşama şansı bitti, çiftçinin,,işçinin, köylünün yaşama şansı bitti.
“Bizim gelirimiz yok”
Belediyenin SGK borçlarına da değinen Kaya, “Bize 5.5 milyon TL borcunuz var dediler. Bizden taahhüt istediler. Biz nasıl verelim bunu? Bizden önce bu hatayı yapanların bedelini bugünküler mi ödesin. Belediyeler yasasının sil baştan değişmesi lazım. Bizim gelirimiz yok. Devletin görevi bizim gibi belediyelere araç temini yapması lazım ama başınızın çaresine bakın diyorsunuz. Halkın iradesinin seçtiği kişiye ipotek koymaya çalışıyorsunuz. Bırakın çalışsınlar, üretsinler. Biz üretiyorsak devlet bize sahip çıkmalı. Sıkıntılarımız gerçekten çok büyük. Ama biz halkla başaracağız.” diye konuştu.











