Demokratik kitle örgütleri “Laik ve Bilimsel Eğitime Sahip Çıkıyoruz” başlığıyla ortak basın toplantısı düzenledi. Eğitim Sen Genel Başkanı Irmak “Eğitimdeki uygulamalarla Anayasa kasten çiğneniyor” dedi.
İktidarın laikliği hedef alan gerici uygulamaları devam ederken aralarında KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin de bulunduğu 18 demokratik kitle örgütü “Laik ve Bilimsel Eğitime Sahip Çıkıyoruz” başlığıyla Alba Otel’de ortak basın toplantısı düzenledi. Tüm kurumlar adına ortak açıklamayı okuyan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Türkiye’de uzunca süredir başta eğitim sistemi olmak üzere, günlük yaşamın pek çok alanının siyasi iktidarın siyasal-ideolojik hedefleri üzerinden baskıcı ve dayatmacı bir anlayışla şekillendirilmeye çalışıldığına dikkati çekti.
Siyasi iktidarın ideolojik hedefleri doğrultusunda eğitim sistemine yönelik saldırılarının artık gizli bir ajanda olmaktan çıktığını söyleyen Irmak, “Açık bir meydan okumaya dönüşmüştür. Okul öncesinden üniversiteye kadar tüm eğitim kademeleri evrensel bilim yerine dini referanslarla kuşatılmak istenmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 12 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan ve 81 il valiliğine gönderilen ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri’ konulu talimat, anayasal laiklik ilkesini ve eğitimin bilimsel niteliğine aykırıdır. Bütün eğitim kademelerini kapsayan bu yasa dışı talimat, okulları ‘tek din tek mezhep’ anlayışının doğrudan uygulama alanı haline getirmeyi amaçlamaktadır” dedi.
ANAYASA ÇİĞNENİYOR
Irmak, siyasi iktidarın geçmişten bugüne insanları inanç üzerinden ayrıştırma ve kutuplaştırma politikaları yürüttüğünü ve doğrudan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin aracılığıyla hayata geçirilmek istendiğini belirterek şu ifadelere yer verdi: “Anayasanın ikinci maddesinde açıkça Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti’ olduğunun yazıldığını hatırlatmak isteriz. Eğitim kurumlarında tek bir dinin ibadetlerini merkeze alan etkinlikler planlamak, öğrencileri bu etkinliklere katılmaya zorlamak suçtur. Örneğin MEB’in okullara gönderdiği talimatın uygulanması halinde okullarda öğrenciler oruç tutanlar ve tutmayanlar olarak ayrıştırılacak, oruç tutmayan öğrenciler dışlanacak ya da ötekileştirilecektir. Nitekim MEB tarafından okullara gönderilen ve haftalık olarak doldurulması istenen ‘Ramazan Etkinlikleri İzleme Değerlendirme Formu’ açık bir fişleme belgesidir.”
“Okullar, farklı inanç gruplarından ve inancı olmayan öğrencilerin bir arada eğitim aldığı kamusal alanlardır. Bireyler arasında dini inanç üzerinden ayrımcılık yapılmasına karşı çıkanları ‘din düşmanı’, ‘İslam düşmanı’ ilan etmek isteyenlerin asıl amaçları bellidir. İktidarın eğitim başta olmak üzere, toplumsal yaşamın bütün alanlarında uyguladığı baskı, şiddet ve dayatmacı uygulamalar, laik-bilimsel eğitim başta olmak üzere, eşit, özgür ve demokratik yaşama karşı açık bir meydan okumanın yaşandığını göstermektedir. Buradan açık bir şekilde herkesi uyarıyoruz.”
∗∗∗
OKULDA ÇOCUKLARA DİN DERSİ SORUSU SORULDU
Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, bugünkü köşe yazısında İzmir’de bulunan Tevfik Fikret Okulları’nda yaşandığı iddia edilen bir uygulamayı gündeme taşıdı.
Terkoğlu’nun aktardığına göre, okula gelen müfettişler ilkokul 4. sınıftan lise son sınıfa kadar her kademeden ikişer öğrenciyi seçerek kütüphaneye aldı. Öğrencilere “Din dersinde ders işleniyor mu?”, “Din yerine başka bir ders yapılıyor mu?” ve “Derste cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu?” sorularının yöneltildiği öne sürüldü. Bazı öğrencilere ayrıca “Din deyince ne anlıyorsun?” sorusunun da sorulduğu belirtildi.
∗∗∗
SUÇ DUYURUSU YAPILDI
SOL Parti üyelerinin laiklik pankartı açtıkları için verilen ev hapsi cezası devam ederken SOL Parti laikliğe karşı gerçekleşen saldırılar hakkında suç duyurusunda bulundu. Partinin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Tarihe not düşüyoruz; laikliğe yönelik tüm bu saldırılar Türkiye’deki demokratik düzene yönelik saldırıdır ve bu suçu işleyenler hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na laikliğe yönelik işlenen suçlar ile ilgili tüm sorumluluklar hakkında soruşturma yürütülmesi için başvuruda bulunduk” denildi.









