İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

CUMHURİYET VE DEMOKRASİ

Dursun Çiçek, 25-26. Dönem İstanbul Milletvekili yazdı…

Cumhuriyet, egemenliğin kaynağının halka ait olduğu bir yönetim biçimidir. Yani egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir. Yönetme yetkisini, halkın doğrudan ya da temsilcileri aracılığıyla kullandığı bir yapı kullanır. Temel nitelikleri; yasama, yürütme ve yargı ayrı üç temel güç olarak milletten aldığı yetkiyi kullanır, devlet başkanlığı seçimle belirlenir, yöneticiler halk tarafından doğrudan veya dolaylı olarak seçilir, hukukun üstünlüğü temel ilkedir, birey hak ve özgürlükler anayasal güvence altındadır, halkın egemenliği anayasa ve yasalarla tanımlanmıştır. 

Demokrasi, halkın kendi kendini yönetmesi esasına dayanan bir siyasal rejimdir. Seçimler dahil halkın siyasi karar süreçlerine katılması, yöneticilerini seçmesi ve onları denetlemesi esastır.Günümüzde doğrudan halkın yönetime katılması yerine temsili demokrasi adı altında halkın belirli aralıklarla seçtiği temsilciler aracılığıyla yönetilmesidir. Katılımcı demokrasi ise, halkın yalnızca seçimlerde değil, karar süreçlerinin her aşamasında aktif olarak yer aldığı modeldir. Demokrasinin temel unsurları; özgür ve adil seçimler, çoğulculuk ve siyasi partiler, ifade ve basın özgürlüğü, hukukun üstünlüğü, yasama, yürütme, yargı şeklindeki üç temel yönetim gücünde kuvvetler ayrılığıile karşılıklı denge ve denetim, insan haklarına saygı olarak özetlenebilir.

Cumhuriyet ve demokrasi aynı kavramlar değildir. Cumhuriyet bir yönetim biçimini, demokrasi ise bir siyasal katılım biçimini ifade eder. Cumhuriyet, devlet başkanlığının seçimle belirlendiği bir rejimi ifade ederken demokrasi, halkın tüm yönetsel süreçlere etkin katılımını esas alır. Her ikisi de halk egemenliğine dayanır, hukukun üstünlüğü ve eşit yurttaşlık ilkeleri esastır. Bu konuda somut bir örnek vermek gerekirse; İran’da cumhurbaşkanı halk tarafından seçilir; ancak ülkenin en yüksek otoritesi olan “Dini Lider” seçimle değil, dinî kurumlarca belirlenir. Ayrıca Anayasayı Koruyucular Konseyi, seçimlere katılacak adayları eleyebilir. Bir cumhuriyet olan İran ve Rusya’da demokrasi yoktur.İngiltere’de devlet başkanı olan kralın yetkileri semboliktir. Gerçek yönetim, halkın seçtiği parlamento ve başbakanın elindedir. Bu nedenle İngiltere, demokratik monarşik bir ülkedir.

Günümüzde, halk 4-5 yıl gibi belirli bir süre için devlet yönetiminde kendisi adına oy kullanacak ve karar verecek vekillerini seçmekte ve ülke yönetimiyle ilgili kararlar bu temsilciler tarafındanalınmaktadır. Temsili demokrasi adı verilen bu yöntemde nüfusu milyonları bulan devletlerde; halkın önemli bir konuda karar vermek için aynı zamanda toplanması mümkün olmadığı içintemsili demokrasilerde, egemenlik esas itibarı ile seçmende olmak üzere yönetimdeegemenliği, halkın seçtiği temsilcilerden oluşan parlamento kullanır. Temsilde adalet ilkesi,dar anlamda siyasi partilerin almış olduğu oy oranı ile parlamentoda kazandığı sandalye sayısının orantılı olmasını ifade etmektedirBir ülkedeki seçim sisteminin niteliği ve barajlar ile partiler kanunundaki parti içi demokrasi ilkeleri, o ülkedeki siyasetin ve demokrasinin temel niteliğini ortaya koyar. 

Ülkemiz anayasal olarak demokratik bir cumhuriyet olmasına rağmen Türk Tipi Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile yasama, yürütme ve yargı arasındaki güçler ayrılığı ile birlikte karşılıklı denge ve denetim ilkesi işlemez hale getirilmiştir. Aynı zamanda iktidar partisi genel başkanı olan Cumhurbaşkanı; meclis grubu aracılığı ile yasama, Adalet Bakanlığı ve Hakim ve Savcılar Kurulu-HSK vasıtası ile yargı üzerinde etkin bir güç haline gelmiş ve neredeyse ülkemiz yürütme odaklı bir anayasal devlet haline dönüştürülmüştür. Hukuk devleti ilkesi ile birlikte özellikle muhalifler için temel hak ve özgürlükler, tek kişinin etkin olduğu güçlü yürütme karşısında kullanılamaz hale gelmiştir. Aynı zamanda Cumhurbaşkanı olan iktidar partisi genel başkanına karşı yapılan siyasi eleştiriler dahi ceza yargısı konusu olmaya başlamış, bu konuda binlerce dava açılmış, ifade özgürlüğü fiilen kullanılamaz hale gelmiştir. Eşit vatandaşlık ilkesi muhalifler için yok sayılmaya başlanmış, muhalif belediye başkanları tutuklu yargılanarak görev yapamaz hale getirilmiştir. Ne yazık ki özellikle tarafsız olması gereken yargı; siyasi davalarda yürütme erkini kullanan siyasi gücün siyasi rakiplerini seçim ve demokrasi dışı yöntemlerle etkisiz hale getirmek için kullandığı bir araç durumuna gelmiştir.  

Anayasal eşitlik ve temsilde adalet ilkesi; kadın, genç, etnik ve inanç, meslek veya sosyal farklı gruplardaki vatandaşın, seçmen olduğu oranda gerek yasama ve gerekse yürütme ile yargı organlarında temsil edilmesi ile mümkündür. Temsili demokrasi, toplumdaki küçük kesimlerin yönetimde söz hakkına sahip olmasını sağlayan, yani temsilde adalet ilkesine uyan bir yönetim biçimidir. Hükümette kadınların tek bir bakan ile temsil edildiği ülkemizde gerek yasama gücünü kullanan TBMM’de ve gerekse yürütme ve yargı organlarında gençlerin, kadınların ve sosyal grupların seçmen oldukları oranda temsil edildiğini iddia etmek mümkün değildir. Seçmen nüfusunun yarısını temsil eden kadınlar ve seçmenlerimizin yaklaşık üçte birini temsil eden gençler ne yazık ki temsili demokrasi ile yönetilen ülkemizde mağdur edilmektedir. Bu nedenle başta Partiler Kanunu ve Seçim Kanununda gerekli düzenlemelerin yapılması, parti içi demokrasinin zorunlu hale getirilmesi, seçimle gelinen görevlerde ön seçim ve iki dönem sınırlaması gibi bir anayasal düzenlemeye gidilmesi tek çözüm yolu olacaktır.

29 Ekim 2025 tarihinde cumhuriyetimizin 102. yıldönümünü coşku ile kutlamaya hazırlandığımız bir dönemde sosyal demokrat bir siyasi parti olan CHP başta olmak üzere, demokrasimizin vazgeçilmez unsurları olan bütün siyasi partileri; anayasal olarak demokratik bir cumhuriyet olan ülkemizde cumhuriyet ve demokrasinin temel ilkelerini uygulamaya davet ediyoruz. Bu konuda tek kişi iradesine teslim edilen mevcut sistemi; güçler ayrılığı, denge ve denetim, temeli hukuk ve adalet olan parlamenter sisteme dönüşü için özellikle muhalefeti güç birliğine çağırıyoruz. İktidarın en önemli gücünün parçalanmış muhalefet olduğunun bilinci ile hareket ederek muhalefetin demokratik cumhuriyet adına güç birliğine dayalı bir strateji ile başarılı olabileceğine inanıyoruz. Ekonomik sorunlar, pahalılık, başta ifade özgürlüğü olmak üzere temel hak ve özgürlüklerimizin tehdit altında olduğu bir dönemde Cumhuriyet Bayramımızı yürekten kutluyoruz. Bize bu çağdaş cumhuriyeti emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve mücadele arkadaşları olmak üzere  kurucu liderlerimizi minnetle selamlıyoruz, okuyucularımıza sağlık ve başarılar diliyor, sevgi ve saygılar sunuyoruz.

Mission News Theme by Compete Themes.