İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yezid’e Lanet Okuyup Yezid’in Yolundan Gitmek…

Yezid’e Lanet Okuyup Yezid’in Yolundan Gitmek…
Değerli canlar,
Muharrem ayındayız…
Bu ay; Kerbela’da Hz. Hüseyin’in, Ehlibeyt’in ve 72 yol arkadaşının Yezid’in zulmüyle katledilişinin matem ayıdır. Aleviler, yüzyıllardır bu acıyı unutmamak ve unutturmamak için 12 İmam orucunu tutmuş, Kerbela’da susuz bırakılan canların acısını hissedebilmek adına susuz kalmış, matem yaşamıştır.
Üstelik bu inanç, yıllarca baskılar nedeniyle gizlice yaşatılmıştır. Kimliklerini saklamak zorunda kalmışlar ama inançlarından, haklı davalarından ve mazlumdan yana duruşlarından asla vazgeçmemişlerdir.


Çünkü Alevilik, var olduğu günden bugüne kadar zalimin karşısında, mazlumun yanında olmayı öğretmiştir. Kerbela da bunun en büyük sembolüdür.

Ancak bugün üzülerek görüyoruz ki, Kerbela’nın ruhunu anlamaktan çok, onu göstermelik bir şekilde yaşayanlar çoğalmaya başladı. Kimi sivil toplum yöneticiliğini, kimi siyasi kimliğini kullanarak bu kutsal günleri adeta bir gösteriye dönüştürüyor.
Yezid’e lanet okumak kolaydır.
Asıl mesele, Yezid’in temsil ettiği zulmün karşısında durabilmektir.
Matem ayı; gösterişin, yarışın ya da reklamın değil; iç muhasebenin, vicdanın ve adalet arayışının ayıdır. Bu nedenle her gün verilen yemeklerin, yapılan gösterişli organizasyonların matemin ruhuyla ne kadar bağdaştığını sorgulamak hepimizin görevidir.
Bir de kendi coğrafyamızın Kerbelalarına bakalım…
Sivas, Maraş, Çorum, Dersim, Ortaca
, koçgiri..

Bu katliamlara destek verenleri, katillerinin avukatlığını yapanları, siyasetin üst düzeyine çıkarmış destek sunmuş kişileri, cem evlerimizde muharrem orucu yemeklerinde görür olduk, ne acı !
Bu topraklarda da insanlar inançlarından ve kimliklerinden dolayı yakıldı, katledildi, sürgün edildi. Daha doğmamış çocuklar bile annelerinin karnında yaşam hakkından mahrum bırakıldı.
Peki neden bu acılar toplumun ortak vicdanında yeterince yer bulamıyor?
Neden bu katliamlar için de aynı duyarlılığı gösteremiyoruz?


Neden yakın tarihte, kameraların önünde yaşanan bu Kerbelaları sadece toplumun bir kesimi anıyor?
Kerbela’yı anmak, yalnızca geçmişe ağıt yakmak değildir. Kerbela’yı anlamak; bugün yaşanan her türlü haksızlığa, ayrımcılığa ve zulme karşı aynı kararlılıkla durabilmektir.
Eğer gerçekten Hz. Hüseyin’in yolundayız diyorsak, sadece Yezid’e lanet etmek yetmez.
Önemli olan, bugün hiçbir zalimin yanında yer almamak, hiçbir mazlumu yalnız bırakmamaktır.
Çünkü Kerbela, sadece tarihte yaşanmış bir olay değil; her çağda vicdan ile zulmün mücadelesidir.
Ve unutmayalım…
Yezid’e lanet okuyup, Yezid’in yöntemleriyle hareket etmek; Kerbela’nın ruhuna yapılabilecek en büyük haksızlıktır.


Mahbip Dilek
Sesim Gazetesi İmtiyaz Sahibi

Mission News Theme by Compete Themes.