25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Gününde Kadınlarımız
Ülkemizde kadınların yaşam hakkını hedef alan şiddet, ne yazık ki her geçen yıl daha derinleşen bir toplumsal sorun hâline gelmektedir. Kadın cinayetlerinin sistematik biçimde artması, kadınların sokakta, işte, evde ve günlük yaşamın her alanında kendini güvende hissedememesi, hepimizin yüzleşmesi gereken ağır bir tablo ortaya koymaktadır.
Bugün, Türkiye’de her yıl yüzlerce kadın erkek şiddeti sonucu hayatını kaybetmektedir. Bu gerçek, kadına yönelik şiddetin bireysel değil, toplumsal bir yara olduğunu açıkça göstermektedir. Kadınlar yalnızca insanca, eşit yurttaşlık bilinciyle, korkusuz ve güvenli bir yaşam talep etmektedir. Bu en temel hakkın sağlanması ise toplumun tüm kurumlarının, karar alıcıların ve bireylerin ortak sorumluluğudur.
Kadınlarımız; evde, iş yerinde, sokakta, toplu taşımada, okulda ve yaşamın her alanında güven içinde yaşamak istemektedir. Yanında yürüdüğü, güvendiği, hayatını paylaştığı kişilerden dahi korkmamak kadınların en doğal hakkıdır.
Bu bilinçle bir kez daha vurguluyoruz:
Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz.
Bir kadın daha eksilmesin diye mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
Şiddetin hiçbir bahanesi olamaz.
25 Kasım, yalnızca bir anma günü değil; kadınların yaşam hakkını savunan güçlü bir iradenin, dayanışmanın ve örgütlü mücadelenin günüdür. Bugün, şiddetin karşısında durmanın ve kadınların yanında olmanın hem vicdani hem toplumsal bir görev olduğunu hatırlatıyoruz.
Dayanışma büyüdükçe mücadele güçlenecek; mücadele güçlendikçe değişim kaçınılmaz olacaktır.
MEHTAP ÖZGÜR
TOKDEF Kadın Örgütlenmesinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı





















