İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Karagöz Göllüalan’da maden  tepkisi: “Köy yaşanmaz hale gelecek”

Tokat Eğitim ve Kültür Konfederasyonu Genel Başkanı Murat İlter, Karagöz Göllüalan köyünde mermer ocağı olarak planlanan ve genişletilmek istenen maden projesine ilişkin yaptığı açıklamada, projenin yerleşim alanına çok yakın mesafede olduğunu belirterek, köyün yaşanamaz hale geleceğini savundu.

İlter, bölgeyi gezdiklerini ve projenin kapsamına ilişkin bilgi edindiklerini belirterek, “Burada mermer ocağı işletmesi adı altında arama ve işletme faaliyetleri yapılacağı söyleniyor. Planlamaya göre 115 ada 92 parseli kapsayan bu proje, köy yerleşimine ve cemevine çok yakın bir mesafede bulunuyor. Buraya sessiz kalmak insanlık onuruna yakışmaz” dedi.

Projenin 70 yıllık işletme süresiyle planlandığını kaydeden İlter, “Bu köy yaşanmaz hale gelecek, insanlar nefes alamayacak ve bu alanı terk etmek zorunda kalacaklar” diye konuştu.

“İnsan hakları ve doğa savunulacak”

Konfederasyon olarak yalnızca yöre sakinlerinin değil; bölgede yaşayan tüm canlıların yaşam haklarını savunacaklarını ifade eden İlter, “Sadece burada yaşayan insanların değil, börtü böceğin hakkını da koruyacağız. Bu nedenle yılmadan mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Yaklaşan faaliyetin tarım ve hayvancılıkta geri dönüşü olmayacak zararlara neden olacağını vurgulayan İlter, “Tarım ve hayvancılık bitecek, yerini madencilik alacak. Eğer bugün buraya itiraz etmezsek bu dönüşüm kaçınılmaz olur” değerlendirmesinde bulundu.

“Siyaset üstü bir mesele”

İlter, maden projesinin siyasi bir tartışma olmadığını belirterek, “Burada siyaset konuşmuyoruz. Bizim amacımız üreticiyi, çiftçiyi, hayvan yetiştiricisini ve yaşam alanlarını korumaktır. Tüm STK’ların bu konuda yanımızda olmasını istiyoruz” çağrısında bulundu.

Konuşmasında, Karagöz Göllüalan’da bulunan cemevinin proje alanı içinde kalacağına dikkat çeken İlter, Alevi kurumlarına da dayanışma çağrısı yaptı.

“Doğal varlıklar tehdit altında”

Açıklamada, bölgenin meraları, dereleri ve ırmaklarının projenin etkisiyle zarar göreceği ifade edildi. İlter, “Köylüler ‘Burada doğduk, burada öleceğiz’ diyor. Bu doğal varlıkların zehirlenmesine göz yummamalıyız” ifadesini kullandı.

Bölgenin doğal yapısına dikkat çeken İlter “Munzur Çayı gibi harika bir akarsuyun aktığı, doğa harikası bir yerdeyiz. Şarıl şarıl akan bu suya kıyılmak isteniyor. Buna asla müsaade edilmeyecek” dedi.

Sürecin kolay olmadığını belirten İlter, çevre hukukçuları, ekoloji alanında çalışan uzmanlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte geniş kapsamlı bir mücadele yürütüleceğini söyledi. Tokat’taki madencilik süreçlerinde katkı sunan isimlere de teşekkür eden İlter, hukuki sürecin kararlılıkla takip edileceğini ifade etti.

Proje alanının bir bölümünün sit alanı olduğuna işaret eden İlter, “ÇED raporu sit alanı nedeniyle engellenebilir. Ancak engellenmese bile mücadelemiz sürecek” diye konuştu.

“Milletvekillerinin de sürece destek vermesini bekliyoruz”

Milletvekillerine de çağrıda bulunan İlter, köy halkının bilgilendirme sürecinin yeni başladığını belirterek, “Köylülerimizin azmini gördüm. El ele, kol kola yürüyecekler. Bu şirketi buradan gönderene kadar mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Duran Dikkaya “Bu toprakları vermeyeceğiz”

Karagöz Göllü Köyü Dernek Başkanı Duran Dikay ise köy halkının kararlı olduğunu vurgulayarak, “Atalarımızın hatıraları burada. Mezarlıklarımız, ibadethanelerimiz, evlerimiz tehlike altında. Sularımız kuruyacak, topraklarımız verimsiz hale gelecek. Bu işin peşini bırakmayacağız” dedi.

Dikkaya hukuki sürecin başlatıldığını ve köylülerin federasyonlar ile avukatların desteğiyle mücadeleyi sürdüreceğini belirtti.

Leyla Doğan: “Mahkemeye mahkeme, yürüyüşse yürüyüş”

Tokat Belediye Meclis Üyesi Leyla Doğan da yaklaşık iki yıldır sürecin takipçisi olduklarını ifade ederek, “Köyün tek geçim kaynağı hayvancılık. Ekolojik denge bozulursa yaşam standartları düşer. Bu topraklar kolay kazanılmadı, kolay da vazgeçmeyeceğiz. Mahkemeye mahkeme, yürüyüşse yürüyüş; sonuna kadar yanlarındayız” dedi.

Federasyon temsilcilerinden “rant” tepkisi

YAZDEF Başkanı da yaptığı açıklamada sit alanı yakınında patlatma ve kazı yapılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Vatandaşın ihtiyacı için izin verilmeyen alanlarda şimdi doğa talanına izin veriliyor. Biz sadece doğamıza sahip çıkmak istiyoruz” ifadelerini kullandı. Yazdef Başkanı Rıza Doğan: geçtiğimiz günlerde istanbulda bölge halkımız ve temsilcileri ile kalabalık bir toplantı yaptık, Bugün Burada’da Cem evimizin önünde yoğun bir kalabalığa bilgilendirme toplantısı yaptık, proje alanlarını dolaştık bu toprakların talan edilmesine, köylerimizin yerle bir edilmesine müsade etmeyeceğiz. Buradan çevremizdeki tüm komşu köylerimizin bize destek olmasını istiyoruz dedi.

Federasyonların ve çevre komisyonlarının köyde bilgilendirme çalışmalarını sürdüreceği kaydedildi.

Muhtar: “Geçimimiz hayvancılık”

Karagöz Göllü Muhtarı ise köyün temel geçim kaynağının çiftçilik ve hayvancılık olduğunu belirterek, “Derelerimizi, meralarımızı talan ettirmek istemiyoruz. Gerekirse sonuna kadar direneceğiz” dedi.

Bölge halkı ve sivil toplum temsilcileri, maden projesine karşı hukuki ve demokratik mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.

Mission News Theme by Compete Themes.